Hölderlin - Immanuel Nast’a Mektup
Sevgili Nast,
İki haftaya seninle olacağım! Ne bir gün öncesi ne de bir gün ertesi! Elsner ile geleceğim ve günün ortasına kadar Höfingen’e, oradan da Leonberg’e geçmiş olacağız ama hemen sonraki gün tekrardan gitmek zorundayım.
Bir ya da iki günlük olsa da benimle ta Nürtingen’e geleceksin (başka bir şey duymak istemiyorum) sonra seninle Stuttgart’a döneceğim, Bilfinger bizi orada bekliyor olacak ve Leonberg’e geri sana eşlik edecek. Sana uyar mı canım dostum? İmparator beni durdurmaya çalışmış olsa da sözümü tutacağım.
Yani iki hafta sonra öğleden sonra 2’de sizde olacağım! Ah kardeşim, ilk kucaklaşmamızın mutluluğu için günlerce yolculuk edederim günler! Seni sevdiğim kadar beni seviyor olamazsın, hayır, imkansız! Buna inanmam benim için büyük bir kibirlilik olurdu. Sana şöyle söyleyeyim Allah biliyor annemi, abimi, ablamı ne kadar sevdiğimi ve onlardan bazı durumlarda ayrılmak zorunda kaldığımı ama asla hiçbiri senden ayrılmak kadar zor olmamıştı. Stuttgart’ta birlikte Landbek ve Hiemer’i görmeye gideriz. Ah kardeşim, şu an niye bu kadar iyi hissediyorum? Çünkü dünden evvelsi gün birkaç haftadır kafamı parlatan bir şeyi bitirdim.
Dünyada her işin ters gitmesini kendim için kötü bir şey olarak görmüyorum, kendimi kendim için tutuyorum ve böylece daha gerçek neşeler hissediyorum ve bir sürü saçmalık tarafından rahatsız edilmiyorum.
Seni ve Landbek dostları tekrardan görmeyi hasret ediyorum. Bahse varım ayrılmaz olacaksınız! Yirmili yaşlarda, senin boyunda yakışıklı, centilmen, hassas bir ressam düşün; öyle biri. Hiemer ise şen şakrak bir şair ayrıca çok da bon homme! Bana gelecek olursak, ben Allah’ın uçsuz bucaksız dünyasında senden başka kimsenin değilim.
Hölderlin
Maulbronn, 6 Eylül 1788